Hatay Reyhanlı’dan Adana MİT Tırlarına Yaşanan İlginç Gelişmeler (1)

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç karışıklık, AKP ve Erdoğan iktidarının bölgeye müdahaleleri neticesinde hem Suriye hem de Türkiye açısından ciddi birçok handikaba neden oldu.

Hatırlayacaksınız, Hatay’ın Reyhanlı ve Cilvegözü ilçelerinde 2013 yılında meydana gelen terör saldırılarında onlarca vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Sonradan öğrenildi ki, Hatay’da gerçekleşen saldırı, aslında Ankara Kocatepe Camiinin otoparkında yapılmak üzere planlanmıştı. Saldırganlar istedikleri ortamı bulamayınca hedef değiştirmiş ve Konya’da Mevlana Türbesini eylem noktası olarak belirlemişlerdi. Her iki noktada da başarılı bir eylem yapamayacaklarını anlayınca da Hatay’a yönelmişlerdi. Bu bilgi güvenlik güçlerinin kayıtlarına girmişti.

Bu gelişme üzerine Ankara’da alınan güvenlik tedbirleri arttırılmıştı. Ankara İl Jandarma Komutanlığının istihbarat birimleri de bu kapsamda çalışmalarını sıkılaştırdı. Dikkatleri Ankara sınırları üzerinde yoğunlaştırmak, Ankara’nın güvenliğini sağlamak için yeterli değildi. Bundan dolayı, ülke sınırlarında yaşanan her gelişme doğrudan Ankara’nın güvenliği açısından önemli bir hale gelmişti.

İşte 2014 yılının Ocak ayından beri gündemden düşmeyen MİT Tırları olayının başlangıcı da buna, yani Suriye sınırında yaşanmakta olan gelişmelerin ne zaman ve nerede bir etki oluşturacağının ön görülememesinden kaynaklı istihbarat çalışmalarına dayanmaktadır.

Suriye’deki çatışma ortamı bütün Türkiye’yi, her türlü terör ve kaçakçılık faaliyetinin elverişli bir sahasına dönüştürmüştü. Ankara İl Jandarma Komutanlığında yapılan istihbarat çalışmaları yaşanan hassasiyetin doğal bir neticesi olarak Suriye sınırında meydana gelen her türlü kriminal gelişmenin takip edilmesini gerektiriyordu.

Bu kapsamda Ankara Esenboğa Havaalanında güvenlik görevlisi olan muhbir Barış G.’den de bir takım bilgiler elde edilmişti. Barış G.’nin verdiği bilgilere istinaden yapılan istihbarat takipleri ile birçok olayın, meydana gelmeden önlenmesi sağlanmıştı. Barış G.’nin verdiği bilgiler, elde edilen bütün haberler için yapıldığı şekilde “Haber Kaynağı İrtibat Formu” adlı belgeye kaydediliyordu. Bu belge istihbarat görevlileri tarafından elde edilen haberlerin kaydedildiği ve imzalandığı, kullanılması zorunlu bir istihbarat kayıt belgesidir. Bu belgeler Ankara İl Jandarma Komutanlığının İstihbarat Şubesinin arşivinde bulunmaktadır.

Ankara Esenboğa Havaalanında güvenlik görevlisi olan muhbir Barış G. Jandarmaya Suriye sınırıyla bağlantılı terör ve kaçakçılık konularında birçok istihbarat sağlamıştı. Barış G. görüştüğü jandarma istihbarat görevlilerine, ulaştığı bilgilerin bir kısmını bazı Suriyeli şahıslardan elde ettiğini söylüyordu.

Barış G. 2013 Aralık ayında Suriye’den Türkiye’ye silah, patlayıcı ve her türlü kaçak malzemeyi sokan kişilere dair bilgilere ulaştığını, irtibatlı olduğu jandarma istihbarat görevlilerine söylemişti. Bu bilgiler de “Haber Kaynağı İrtibat Formu” denilen istihbarat belgelerine kaydedildi. (Daha sonra bunların bir kısmının orijinal nüshaları Yargıtay 16. Ceza Dairesinde görülen 2015-1 Esas sayılı MİT Tırları ana dava dosyasına da kondu.)

Muhbir Barış G. tarafından verilen bilgilerin arasında Suriye’den Türkiye’ye her türlü kaçak malzemeyi sokan kişilerin irtibatlı olduğu bir şahsa ait bir GSM numarası da vardı. Bu telefon numarasının kim tarafından kullanıldığı belli değildi. Bütün kaçakçılık faaliyetlerinde kaçakçılar kendi adlarına kayıtlı olmayan GSM hatlarını kullanırlar. Kaçakçılar tarafından kullanılıyor diyerek Barış G. tarafından verilen GSM numarası hakkında ilk araştırma yapıldı. Abone bilgileri incelendi. Numaranın üzerine kayıtlı olduğu kişi hakkında ne arşivde ne de açık kaynakta her hangi bir bilgiye ulaşılamadı. Bu durum kaçakçılık olaylarının takibinde karşılaşılan tipik bir durumdur. Her zaman sağlamcıdırlar. “Kirlenmiş” telefon numaralarını kullanmazlar. Bu telefon numarasının istihbarat maksatlı olarak dinlenebilmesi için Ankara adliyesindeki yetkili Ağır Ceza Mahkemesi hâkiminden istihbari amaçlı “önleme dinlemesi” talep edildi. Ve hâkim tarafından verilen karara istinaden Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şubesinde önleme dinlemesine başlandı.

Burada şu hususu açıklamakta yarar var. İki çeşit telefon dinlemesi vardır: Önleme dinlemesi ve adli dinleme. Adli dinleme Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde savcının talebi ve yetkili hâkimin kararı ile yapılan dinlemedir. Önleme dinlemesi ise doğrudan yetkili istihbarat ve kolluk görevlileri tarafından talep edilen ve hâkim kararı ile yapılan dinlemedir. Önleme dinlemesi suçu “önlemek” için, adli dinleme ise devam eden adli soruşturmayı aydınlatmak için yapılır. Bu iki dinleme türünde usul, işleyiş, maksat ve tutulan kayıtlar birbirinden farklıdır. Söz konusu olayda yapılan dinleme istihbarat dinlemesidir.

07 Ocak 2014 tarihinde ilk önleyici dinleme kararı alındı. Bu karara istinaden dinlenen numaraların arasında, muhbir Barış G. tarafından elde edilen bir adet GSM numarası da bulunmaktadır. Aynı gün telefon dinlemesine başlandı. Barış G. tarafından temin edilen numarayı kullanan kişinin şüpheli görüşmeleri dinlemeyi yapan jandarma istihbarat görevlilerini heyecanlandırır. Şüphe uyandıran ifadeler kullanmaktadırlar: “Misafirler geldi mi, açık mı kapalı mı, hangi gün çıkılacak, çıkış kaçta, aynı yerde mi buluşacağız, karşı tarafın haberi var mı vb.”

Şüphe uyandıran ve neyle ilgili olduğu anlaşılamayan bu tür konuşmalar üzerine birkaç gün içinde dinlenen telefon sayısı arttırılır. Dinlenen numaranın temas kurduğu diğer şüpheli kişilerin telefonları da 14 ve 17 Ocak’ta hâkim kararı ile önleme dinlemesi kapsamında dinlenir. Ve bu süreç 19 Ocak 2014’te Adana’daki tır durdurma olayı ile nihayete erer.

(İkinci yazıda muhbir Barış G.’nin hikâyesine devam edeceğiz. Ankara’daki telefon dinlemesinden Adana’daki tırların durdurulmasına uzanan süreci ise sonra anlatacağım.)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.