MİT Tırları Hikâyesi ve Yatsı Ezanı

MİT Tırları ana davası, bir gerçeğin ortaya çıkması ya da geniş kitleler tarafından anlaşılabilmesi için biraz zaman geçmesi gerekebildiğini bize bir kere daha gösterdi. Yedi yıldır mahkeme salonlarında ve hukuk çevrelerinde bıkmadan usanmadan anlatmaya çalıştığımız gerçekler, bugünlerde bir tanığın, daha doğrusu bir failin anlatımlarıyla ortaya çıktı. Fakat hala yeterince tarafsız medya organı bulunmadığından gerçekler hak ettikleri görkemle seslendirilemiyor.

Yedi yıldır bekliyordum. Bir tanık çıkıp da MİT Tırlarıyla yapılan silah kaçakçılığını itiraf etse de haksız yere yargılandığımız dava çökse diye. Olayın üzerinden yedi yıl geçti ve bu dileğim gerçekleşti. Ben bu sürenin yarısını (39 ay) hapishanelerde (Hadımköy, Silivri ve Sincan) tutuklu olarak geçirdim. Yedi yıldır savcılara ve hâkimlere devletin işine karışmadığımızı, fakat yapılan işin apaçık organize silah kaçakçılığı olduğunu, yargılananların sadece görevlerini yaptıklarını anlatmaya çalıştık. Maalesef gerçekler hukukçu vicdanlarında karşılık bulmadı.

Ortada organize bir uluslararası silah kaçakçılığı faaliyeti olduğunu ve bu kirli kaçakçılık organizasyonunu örtbas etmenin de suç olduğunu dilimiz döndüğünce söyledik. Gelinen noktada 5 savcı ve 9 Jandarma görevlisi hala hapiste. Toplamda 50’den fazla sanık, hükmün kesinleşmesini bekliyor. Belki birçoğu kesin hükümle birlikte tekrar cezaevine girecek.

Haklılığımızı haykırabileceğimiz hiçbir medya organı bulamadık. Sesimiz olacak vicdanlı bir akademisyen, siyasetçi, gazeteci, toplum gönüllüsü bulamadık. Cılız sesler, sesimizi duyurmaktan çok, azgın müfterilerin saldırganlığını arttırma vesilesi oldu.

Silah arkadaşlarımız hatırımızı sormaya korktu. Dostlarımız aramaz oldu. Yakın çevremiz uzaktan uzaktan merhaba dedi. Uzak çevremiz ise selamı sabahı kesti.

Şimdi?

Eski ÖKK askeri Nuri Gökhan Bozkır şu anda Ukrayna’da. MİT Tırları nakliyatlarında aktif rol aldığını ve olayın gerçek boyutunun ne olduğunu anlatmaya başladı. Bu işin vatan savunmasıyla, milli menfaatlerle, insani yardımla bir ilgisinin olmadığını, tıka basa dolar valizleriyle ve kasa kasa konteynerler dolusu silah görüntüleriyle anlattı. Anlatımlarında MİT Tırları maskeli uluslararası silah kaçakçılığı olayındaki suç ortaklarının bir kısmını da işaret etti.

Şimdi buradan, temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na seslenmek istiyorum:

  • Hakim Eyüp Yeşil başkanlığındaki Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından 2015/1 Esas sayılı MİT Tırları ana davası hakkında Haziran 2018’de verilen karar derhal bozulmalıdır.
  • Hapisteki savcılar ve Jandarmalar derhal salıverilmelidir.
  • Uluslararası silah kaçakçılığı yaptıkları aşikâr olan organize suç örgütü üyeleri hakkında uluslararası silah kaçakçılığı yapmak ve sair suçlamalarla adli işlem başlatılmalıdır.
  • Yazılı ve sözlü basın açıklamaları ile gerçekler Türk ve dünya kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
  • Bu, vicdanın, hukukun ve insanlığın gereğidir. Memleket sevdası bunu gerektirir. Hukukun evrensel temel prensipleri ve evrensel etik değerleri bunu gerektirir.

Bunca haksızlık karşısında artık susmayın. Ve de bunca haksızlığın hukuk sopası ile icra edilmesi cinayetine artık göz yummayın.

Sayın Yargıtay Ceza Genel Kurulu üyeleri! Lütfen artık yalancının mumunu söndürün. Zira yatsı ezanı çoktan okundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.